
There is a question that has been on my mind lately: An active political Arabist movement and lobby is rising in our country.
Before I get labeled as racist, let me state that I have no prejudice against Arabs on a cultural or individual level.
But I don’t want Türkiye to lose its unique identity. I am against those who want Türkiye to enter the orbit of Arab countries with its regime and place in international relations (**political Arabism**).
Is there a line that wants to position Türkiye as an “Arab outpost” in the Middle East through the Palestine issue, the internal files of Iraq-Syria and the sponsorship of the Gulf?
In fact, if Israel had not refused, they would have tried to send Turkish soldiers to Gaza to police the Arabs.
In my opinion, it is not just about foreign policy; This language is being established internally. Erdogan’s constant emphasis on “Turkish-Arab elements” strengthens this feeling.
Do you think this is a strategic orientation or a permanent identity construction?
https://i.redd.it/u9vv45mzep7g1.jpeg
Posted by Latter-Explorer-5301

34 Comments
Siz hala Araplaştıramadıklarımızdan mısınız?
Osmanlıcılar Osmanlı dönemindeki arap türk sentezi kültürünü geri getirmeye çalışıyor. Fakat bu işin bittiğini Osmanlı’ya dönmenin gereksizliğini bilmiyorlar. Kaldı ki Osmanlı Klasik dönem ve öncesinde araplarla yozlaşmamıştı
suriyelilere türk vatandaşlıgı verildi onlarda türklerle evlendi falan filan kısaca araplaşma yoluna geri dönüşü olmayacak şekilde girdik zaten
Bu bence geçmişden beri olan bir şey ,gelecektede olucak endilelenecek bir şey değil. Fotoğraf içinse arapların erdoğan sevgisi hep vardı yani. Tunusta falan yılkardır tapıyorlarlar erdoğana
İngilizlerin ABD’ye liderliği devrettiğinden beri ABD ile bölgesel çıkar meselesi yüzünden ilişkileri var. İsrailli siyonistlerin Türkiye’yi karıştırmak ve istikrarsızlatırmak,S. Arabistan’ın islam liderliği ve kültürel biçimleme için fonladığı misyoner gruplar bunlar. Özellikle fakir ve cahil insanlar üzerinde yaptıkları propaganda çok rahat karşılık buluyor. Türkiye’de tarikatlarla da bunların doğrudan teması olduğunu düşünüyorum. Ajan faaliyetlerle içlerine sızıp işlerini şansa bırakmıyorlar. Hükümetin de bunlara inanılmaz anlayışlı davrandığını hatta bazı noktalarda gösteri yapmaları için teşvik ettiğini görüyoruz.
Lanet olsun, kurtulamadık şu islamofaşist yamyamsever diktatör tayyipten ve partisinden. Bunları görünce kusasım geliyor artık.
Türkiyenin karakol olabilecek herhangi bir gücü insan kaynağı madeni petrolü yüksek teknolojisi yok (bknz Ukrayna da bombalanan Baykar tesisi, Çankırıya kadar gelen başıboş iha, Gazze ye kaldırılan otobüsün boş gitmesi… )
Coğrafyanın orta sınıfı, rekabet ettiği Çin ve Hindistan ın niteliğini anlayana kadar dayak yemeye devam edecek. Çare de Yapay Zeka çağına uygun uluslararası kalitede eğitim ve nitelikli istihdam.
Detaylar için Ceyhun hocanın videosu, herkes görüştür muhtemelen de yine de buraya bırakalım
https://youtu.be/es2JAkgh1Vo?si=u14C-xqb3Pnk84Zq
Ya siyasi Kürtçülük!? O da yıllarıdır parlatılıyor.
daha ne kadar yükselecek ki yeni bir şeymiş gibi konuşuyoruz
Ne Atatürk ne Cumhuriyet geçemedi şu düşüncenin önüne ne kadar temizlersen temizle bu düşünceleri eğitim ile aşmaya çalış yine yeniden yobazlaşıyoruz anlayamıyorum bazı Arap ülkeleri bile bu düşünceyi aşmaya başladı biz geriye gidiyoruz yazık
Adamların hep Türklük alerjisi vardı üstüne İslam’ın gizliden yaydığı Arap üstünlükçü anlayış da mum dikti. Yolda arapça reklam yazısı bulsa kutsal bir şey sanan tipler ülkeyi mahvettiler.
Bi sikim yükseldiği yok, baştaki hain sağolsun sesleri çok çıkıyor sadece. O da bunu biliyor ki terörist ele başının kucağından inmiyor
Cahil misin fakir misin
O kadar suri ne sikime aldılar yükselecek tabi
Kendi ülkesini koruyamayan piçi besleyip bizim ülkemiz hakkında konuşturuyoruz.
Siyasal Arapçılık derken ne demek istiyorsun bilmiyorum ama devletin Osmanlıcılık oynayarak Türkiye’yi levant Arapların 2. ana yurdu gibi göstermek/hissettirmek istedikleri açık. İslamcılardan sık sık duyduğum bir cümle var “Arap’lar da bizimle birlikte savaştı öyle Türkiye’yi kurduk” diye, Suriyeliler de Türkiye’deki yerel Arap kökenli TR vatandaşlarını örnek vererek Türkiye’de yerli olduklarını savunuyor
Ne desek de bir sikim değişmeyecek İslamcılık demek Arap milliyetçiliği demek olduğu için ama %100 eminim ki bir gün Türkiye iç savaşa falan sürüklense Suriye dahil hiçbir Arap ülkesi bizi mülteci olarak almayacak, ortadoğu halkı için kapısı açık enayi konumundayız
Sesleri çok çıkıyor o kadar. Yoksa arkalarını yasladıkları güçler olmasa çil yavrusu gibi dağılırlar.
70’lerde başlayan bir açılımdır bu. Atatürk’ün reel politikada artık etkisini yitirmesi ile başlayan, siyasal islamcıların iktidarları sayesinde jet hızıyla yükselen bir etki. Bir dönem islam devletler buluşmalarına ev sahipliği yapmışız, Atatürk ilke inkilapları ile çelişmeyen kararlara imza atmışız.
Ancak ben senin deyiminle siyasal arapçılığın yükseleceğini böyle merkez bir siyasi ekol olacağını sanmıyorum, en azından bugün değil. Zaten yüzyıllardır Türk-İslam sentezi diye Arap kültürü enjekte ediliyor topluma, özümüzden koparılıyoruz. Hali hazırda olan bir durum bu, ilerleyen yıllardan artan göç ile hızlanabilir. Ancak bir sonraki iktidar için en güçlü aday olan CHP’nin parti programı yasadışı göçe son derece karşı, ulusal siyaset bağlamından da kopmamışlar. Yani olası bir CHP iktidarında, ki bu iktidarın en az 3-4 dönem süreceğini düşünürsek araplaşma hızımız azalacaktır diye düşünüyorum.
Atatürk’ün ümmetten millete dönüştürdüğü Türk toplumunu yeniden geriye döndürmeye çalışıyorlar.
Yüzyıllardır seni arkandan bıçaklayan ihanet eden katleden ırkçılık yapan ırzına geçmek için herşeyi yapan şu anda elinde olsa yine hepsini yapacak bir ırk için ılık g*tlü olmaya gerek yok sizi hümanist ve modernlik adı altında baskılarken onlar sokaklara dökülüp kural tanımıyorlar siz oturup burda ılık g*tlülük yaparsanız elinizden herşeyin kayıp gitmesini izlersiniz böyle bır topluluğa karşı olmayacaksınız da neye olacaksınız merak ediyorum
lan bi siktir git Adamlar gözümüzünn önnünde kürdistan kuruyor sen diyor araplaşıyoruz
Gazzeye asker göndermek =/= arapların polisliği.
Anlamadığın nokta şu. Türkiyenin uluslararası ilişkilerdeki hedefleri araplara yamanmak veya onların hamiliğini yapmak değil. Zaten istese de yapamaz böyle bir şey. Suudlar ve bae türkiyeden nefret ediyor. Çoğu ülkede de açıktan veya gizliden Türkiye ile çıkar çatışması içindeler. Örnek Sudan’da BAE rapid support forces ı desteklerken türkiye onun tam karşısındaki sudan hükümetini destekliyor.
Türkiyenin ve erdoğanın istediği müslüman dünyasının lideri olmak. Gazze burada sembolik bir örneğe dönüşüyor. Deyim yerindeyse gazzeyi kurtaran müslümanlığın onurunu kurtarmış sayılır.
Suriye ve Irak için de aynı şey söylenebilir. Bölgesel gücü ve kontrolü ele geçirme, elde tutma çabasından başka bir şey değil. Tabii iranı durdurma göreviyle amerikanın da desteğini almak buna eklenebilir.
Günün sonunda araplaşma ya da arap kimliği inşaası gibi bir şey söz konusu değil. Olsa olsa müslüman kimliği inşaası olabilir. O da kendine özgü bir müslümanlık. Suud müslümanlığı değil. Türkiyenin dış politika hedefi islam dünyasının sözcüsü, lideri ve sahibi olmaktır.
Hepsi BOP
Olum yükseldiği yok ya fikri zaten benimsemiş olanlar telefon kullanmayı yeni öğreniyo.
En iyi a-rap, ö-lü olan a-raptır.
Tabu-ta girince sorun çıkartamaz olur.
birçok sebebi var. Kendisine yeni oy, vergi, asker, fanatik kitle kazandırıyor. Türkiye’de yaşan veya yaşamayan arapların çoğunda Erdoğan’a bir samimiyet vardır. Öyle bir strateji ki; bunu yaparak aynı zamanda kendi kemik kitlesine Ümmetçilik fantezileri verip kemik kitlesini de sabit tutuyor.
Bunların çocukları 10 sene sonra bizi uğraştıracak
Bi sikim olacagi yok, hukumet degistigi gibi degisimi gun gun goreceksiniz.
Yükseldiği falan yok dinciliğin Türkiyede, sadece baştaki uzun abi bunlara bir şey demediği için köpek gibi havliyorlar
Bu başlıkta hissettirilen rahatsızlık yeni değil ama artık daha görünür. O yüzden meseleyi “ırkçılık mı değil mi” ikiliğine sıkıştırmak, asıl tartışmayı kaçırıyor.
Burada konuşulan şey Araplara dair kültürel bir önyargı değil. Devlet aklının, Türkiye’yi kendi tarihsel ekseninden kaydırarak başka bir jeopolitik yörüngeye yerleştirme ihtimali. Bu ikisi aynı şey değil.
Türkiye uzun süre çok katmanlı bir denge üzerine oturdu. Balkanlar, Kafkasya, Karadeniz, Akdeniz ve Orta Doğu. Bu denge sayesinde ne tam Batı karakolu oldu ne de Orta Doğu’nun doğal parçası. Şimdi ise dış politika söylemi ve iç politik dil birlikte başka bir hikâye yazıyor. Bu hikâye, Türkiye’yi giderek “bölgesel arabulucu”dan çok “bölgesel yük taşıyıcı” konumuna itiyor.
Filistin meselesi, Irak ve Suriye dosyaları, Körfez sermayesiyle kurulan ilişkiler tek tek bakıldığında taktik hamleler gibi görünebilir. Ama hepsi aynı çerçevede birleştiğinde şu soru kaçınılmaz oluyor. Türkiye’ye biçilen rol, Orta Doğu’da düzen kuran değil, düzeni taşıyan bir aktör mü.
“Türk Arap unsurları” gibi söylemler de bu yüzden rahatsız edici. Çünkü bu dil, geçici bir diplomatik pozisyonun ötesine geçip kalıcı bir kimlik çerçevesi kurmaya başlıyor. Kimlik inşası dil üzerinden yapılır. Dil değiştiğinde, zihin haritası da değişir.
Bu noktada mesele İsrail, Gazze ya da Arap dünyası değil. Mesele Türkiye’nin kendini hangi coğrafi ve tarihsel hikâyenin içine yerleştirdiği. Bugün “stratejik yönelim” diye sunulan şey, yarın geri dönülmesi zor bir kimlik kaymasına dönüşebilir.
Şu da açık. Hiçbir büyük güç Türkiye’yi zorla bir role sokamaz. Ama içerde o role uygun bir siyasi ve ideolojik zemin hazırlanıyorsa, dışarıdan alkış gelir. Alkış gelir ama bedel içeride ödenir.
Bu yüzden sorunun cevabı ikili.
Evet, bu bir stratejik yönelim olarak başladı.
Ama evet, giderek kalıcı bir kimlik inşasına evriliyor.
Asıl kritik soru şu olmalı.
Türkiye bu kimliği kendi toplumsal mutabakatıyla mı seçiyor, yoksa gündelik krizler ve kısa vadeli çıkarlar arasında yavaş yavaş içine mi sürükleniyor?
Bu fark çok önemli.
Çünkü biri tercihtir, diğeri savrulma.
İktidar içinde ve ülkede ihvancılar vardı ve kendinilerini gösteriyorlardı hilal kaplan açıklamalarına bak. Yükseldiğide yok hatta zarar görüyor genç nesilde. Arap milliyetçiliğini baas rejimi ve devamında ihvancılar (müslüman kardeşler olarak bilirsiniz. Bunları araştır o zaman anlarsın bunların durumunu) üstleniyor. Bu arap milliyetçiliği ortadoğuda öldü belki gelecekte dirilir ama günümüzde ölü durumda. Son olarak toplumlar istenildiği gibi dizayn edilemez en azından bizimkiler bunu beceremez . Misal dindar ve kimdar nesil masalı.
TORKİYA CANNAT CANNAT BİZ SEVİYOR TURKİYA♥️SORUYE🇸🇾💡💡💡💡💡💡
There exists humans believing themselves to be animals. Making animal noises and walking on hands and feet.
There also exists animals believing themselves to be human and those are Arabs.
Okay Mr. Mossad Agent