Share.

26 Comments

  1. fortnaytzortnayt on

    Komunist zımbırtısı. Politbüro ve komunist parti liderleri hariç 99.9%’un 1% zenginliğe bile sahip olmadığı düzeni alternatif olarak sunuyorlar.

    Fakirler hiç olmadığı kadar iyi yaşıyorlar dünyayın her yerinde. Selçuk Bayraktar’ın, Koç ailesinin parasını alıp, kuzeniyle evlenmek dışında hiç bir şey yapmayan, etrafa SSÇ saçan Rojbinlerle Nursenalara dağıtınca ülke mi kalkınacak?

    Sovyetler yıkıldı, bir siz bitmediniz. Hindistan gini endeksi en düşük olan ülkelerden biri, Almanyadan Hollandadan falan düşük. Gidin orada yaşayın.

    Kemalistler zamanında bunu yaptılar. Boşnağın, Çerkesin sırtına vurup, vergileri iç anadoluya ve doğuya dağıttılar. Cumhuriyet kurulurken 1 milyon çerkes, 2 milyon balkan göçmeni, 1.5 milyon kürt ve gerisi anadoluluydu.

    Şu an 30 milyon kürt, 45 milyon anadolulu var. Ve ülkenin durumu iyi değil. Zenginden parayı alıp fakire dağıtırsan böyle olur. Atanızdan öğrenin. Benim gibi kafası basan Kafkasyalılar, Balkan kökenliler, çıkın bu ülkeden adınızı değişin kurtulun. Kendi paralarını alıp dağıtsınlar başkalarına. Sen Koç’un parasını Baran’a , Ebu Ubeydeye verirsen onlar 5 değil 10 çocuk yapar.

  2. Şimdi bak bu 2018 e kadar bunun birde 2018-2025 grafiğini gör kafayı yersin.

    Bubarada 2018 7 1 ay sonra 8 yıl önce idi

  3. Material-Copy6703 on

    Şimdi üç tane konu var.

    1. Bir servet eşitsizliği gelir eşitsizliği değildir.

    Örnek veriyorum. Bugün benim bilmem kaç tane hissem olsun, karımın da üstüne bir ev olsun. Bir tane de çocuğumuz olsun ki artık genelde öyle oluyor. Biz öldük diyelim. Fakat biz ölene kadar hem hisse değeri artacak hem de evin değeri muhtemelen artacak. Bizim serveti bu çocuğa kaldı. Bu servetten vergi verilmeli mi?

    Üstelik hisse spekülatif bir varlık. Yani 20 hissesi var. 100 lira diyelim. Yüzde on beş vergi koysan 15 lira ödemesi gerekiyor. Düz mantık 3 hisse satsa 15 değil mi? Ama hepsini o fiyattan satabileceğinin garantisi yok. Satış ne kadar artarsa fiyat düşecek yani, genel anlamda diyorum tabii.

    Ha onu geçtim aynı servetin ertesi gün değer kaybetmeyeceğinin ya da bir gün öncesinden değer kazanmamış olmadığının da bir garantisi yok.

    Olay birileri 20b alıyorken diğeri 200b maaş alıyor olayı değil yani.

    2. Servet eşitsizliği tek başına kötü bir şeydir diyemeyiz.

    Bunun için çok basit bir düşünce deneyi var. Diyelim ki iki toplum var. Bir toplumda servet eşitliği az ama herkesin durumu kötü. Diğer toplumda da servet eşitliği yüksek ama en kotu insanın hayatı bile ilk toplumun ortalamasından daha iyi.

    Size doğmadan önce soruyorlar. Bu toplumda rastgele bir aileye çocuk olarak doğacaksın hangi toplumu tercih edersin diye. Hangisini tercih edersiniz?

    Yani özetle servet eşitsizliğinden çok insani şartlarda yaşamayanların durumlarını iyileştirmek daha önemli olabilir.

    3. Servet eşitsizliğinin nedenini tespit etmek

    Şimdi solcu bazı arkadaşlar diyor ki Neo liberal sistem, finansal kapitalizm hey hoy servet eşitsizliği artıyor. Doğru. Parası olan adam daha fazla para kazanıyor. Çünkü daha fazla araca erişimi var. Düşüşlerden az etkileniyor, daha fazla risk alabiliyor.

    Dünyanın en ünlü yatırımcısı Buffett ilk hissesini çocukken hisse almaya başlamış. Benim dedem yaşamıyor bile ama bırak Amerikan borsasında hisse almayı muhtemelen Buffettın hissesi varken dedemin emeklilik sigortası yoktu. Şimdi teknoloji ile biraz biraz bu araçlar yayılıyor da Türkiye’deki insanlar da yatırım yapabiliyor.

    Şimdi bunun getirdiği bir eşitsizlik var. Yani Buffett’ın bilmem kaç yıldır bilmem kaç hissesi var. Bu yüzde şu kadar artıyor yılda. Bunla nasıl yarışacaksın? Zor.

    Bir de başka bir eşitsizlik kaynağı devlet.

    Yani özellikle Türkiye’de belki de finansal kapitalizmden daha büyük rol oynuyor olabilir.

    Son on senenin hikayesi bu zaten. Yani adamlar faizleri indirdi. Enflasyonu çıkardı. Malı olanın malı değerlendi. Malı olmayan insanlar da yaya kaldı. Kredi cekebilen ucuza kredi çekip ev sahibi oldu, enflasyona boğdurdu borcunu. Günü gününe yaşayan ise kira ödemeye devam etti. Hala da deniyor ki ama Türkiye’de vergiler OECD’ye göre az. Onu sen enflasyon ile parası ezilen birikim yapamayan insanlara anlat.

    Hatta Türkiye’de bu sorun o kadar büyük ki devlet ekonomiden çekilirken bile yanlış özelleştirmeler ile bu servet eşitsizliğini buyutuyor.

    Beşli cetesiydi (ne zamandır bu terimi duymadığımı farkettim) ihalesiydi, havuz medyasıydı onlara girmiyorum bile.

  4. No-Return-6341 on

    Bu sub’da anlaşılmayan 2 şey var.

    Birincisi, solcu olmamak demek, işçi düşmanı olmak demek değil. Diğer bir deyişle, işçi haklarını savunmak için solcu olmaya gerek yok. Kapitalist düzende iş, işçiler ve işverenler arasında bir ticaret anlaşması. İşçiler emeğini satıyor, işveren ise satın alıyor.

    Ancak işveren kısmı güçlü, nüfuzlu, örgütlü, elini sıkı tutmasını beceriyor. İşçi kısmı ise aç, muhtaç, fakir, güçsüz. Elini zorlayamıyor. Aynı zamanda toplumun da büyük bir bölümünü oluşturuyor. Bu sebeple işçiler sömürüye maruz kalmamak için patron yalakalığı yapmak yerine her daim son derece dişli olmalı, örgütlü olmalı, elini sert tutmalı, hakkını olabildiğince savunmalı. Toplumun sıhhati için bu gerekli. Ben bir kapitalist olarak bunu destekliyorum. Varsın S&P 500 fonum %10 değil %8 getirsin, ancak toplumun sosyo-ekonomik düzeyi daha yüksek olsun, daha eli yüzü düzgün insanlarla birlikte yaşayayım.

    İkincisi, ülkemizde olan kapitalizm, adil kapitalizm değil, crony capitalizm. ABD’deki kapitalizmin adaleti yüksektir mesela, en tepedeki para babaları mutlaka çok önemli bir iş, bir icat çıkarmıştır, dünyaya çağ atlatmıştır.

    Ancak bizdeki büyük başlar öyle değil. Hükümetle birlikte iş tutup haksız kazanç elde etmiş, haksız pazar payı elde etmiş, yolsuzluk yapmış, milletin hakkını yemiş haramilerden oluşmaktadır. Bunların yakasına yapışıp kafalarını giyotinle kesme isteğine sahip olmak için solcu devrimci falan olmak gerekmiyor. Ne olursan ol önemli değil, mal olmamak yeterli sadece.

  5. Master-Sky-5912 on

    %10un içersindeki dağılımda yine bu orandadır hatta daha kötüdür ama tahminimce %1 toplam servetin yaklaşık %60-70ini elinde tutuyordur

  6. Aquila_Veritas on

    Geçen her milletin Türkler hakkında söylediği iki cümlelik bir liste vardı. “Türk dediğin aklı yarımdır” ya da “ Türk dediğin morondur” gibi 50 tane cümle vardı. Bu sözler demek ki boşuma söylenmiyor.

  7. VlamidirUlyanov on

    Grafikte görüldüğü üzere, halk kitlelerinin emeğinin %80’lik kısmına çöreklenmiş asalak bir kesim bulunmaktadır.

    Bu asalak kitlenin zimmetine geçirdiği tüm servet halk kitlelerinden, yani bizlerden çalınmıştır.

  8. Terrible-Profile-405 on

    Herkes sağ-sol kavgası yapıyo da olum alakası yok lan bu grafiğin sağ-sol ile, politik pusuluda değerlendireceksek X çizgisiyle değil Y çizgisiyle alakalı bir şey bu.

    Monopoly’leri ancak devlet kendi yaratabilir. Bu ekonomi bilimine göre, sağ-sol fark etmez kabul görmüş bir şey. En solcu profesörü bul ona sor o da aynı şekilde monopolleri devletin yarattığını söyleyecektir.

    Eğer Y çizgisinde sabit kalıp sağ-sol tartışırsanız bu tartışma monopolleri yok edip gelir eşitliği sağlama üzerine değil, monopolün sahibinin kim olması gerektiği üzerine bi tartışma olur.

  9. Turkiye de bu iktidar eliyle.bilincli olarak servet transferi yapiliyor. Orta sinif toplumuyla gelecekte sahip olmak istedikleri ulkeyi kuramazlar. Fakirlesen ya yurtdisina gidecek yada muhazakarlasacak. Ileride cikacak savasta anlayacaksiniz bunun sonuclarini.

  10. leninistcomrade1917 on

    Ve daha kötü olan ise bu tüm Dünya da böyle. Ancak Türkiyede daha çok belli oluyor.

  11. Zaten Türkiye’de aslinda cikarlari catisan iki grup var: 1- ultra zenginler 2- diger herkes, yani halk.

    Halk birlesip zenginlere karsi cehpe almasin diye her acidan kutuplastirma tohumlari atiliyor. Bizim halk da yiyor. Yok türk-kürt, alevi-sünni, dindar-seküler, akpli muhalif, fenerli gs li, kadin erkek… say say bitmez.

  12. Charming_Tutor5075 on

    Benim dünya görüşüme göre, en azından kuramsal olarak, en zenginlerin servetin çoğuna sahip olması sorun değil. Hatta iddia ediyorum tüm dünyaya mevcut serveti eşit dağıtalım yine hemen hemen aynı kişiler servetin büyük yüzdesini elde edecekler.

    Ama tr özelinde bakarsak en ufak vasfı olmamasına hatta dünya kadar parayla yapacak bir şey bulamamasına rağmen hukuksuzca ve ahlaksızca, çoğu zaman da çalarak zenginleşen bir azınlık var. Hadi servetin çoğunu aldılar onu kabul ettik. Bu parayla ne yapıyorlar? Rüya gibi bir hayat yaşamıyorlar çünkü hayalleri bile çok kısıtlı. Şoförü sürsün diye alman arabası almak ve seçim zamanı çalışanlarına sadaka dağıtmak için mi bunca ahlaksızlık? Çoğunun boyundan büyük göbeği ve 2 kere bakmak istemeyeceğiniz yüzü var. Dünyaca ünlü bir şef en kaliteli yemeği pişirse banmak için ekmek ister ve sonunda doymadım derler. Sürmesi en keyifli aracı verseniz belki sığamazlar bile. O zaman çok daha az bir parayla, şerefinle bundan çok daha iyi bir hayat sürmek mümkün olabilir.

  13. Yok ihtiyar ben futbol takip edeceğim, tiktok izleyeceğim, mafyaya özeneceğim, siyasetçileri savunacağım, götüme don almasam bile pahalı harcamalar yapacağım.